GÜNCEL
Giriş Tarihi : 01-06-2022 16:05

Güney Amerika'nın en büyük hastanesinin avlusunda 500 yıllık 42 insan kalıntısı bulundu

Güney Amerika'nın en büyük hastanesinin avlusunda 500 yıllık 42 insan kalıntısı bulundu

Arkeologlar, ülkenin ilk kez İspanyol imparatorluğunun bir parçası olduğu 16. yüzyıla kadar uzanan bir Peru hastanesinin yanındaki bir mezarlıkta 42 kişinin kalıntılarını ortaya çıkardı. 

İskeletler, Peru'nun başkenti Lima'nın merkezindeki eski bir hastane olan Hospital Real de San Andres'in avlusunda bulundu.

1552 yılında İspanyol hastalar için özel olarak inşa edilen tarihi bina, hem Peru'nun hem de Güney Amerika'nın en eski hastanesi olarak kabul ediliyor. 

16. yüzyılın ilk doktorlarının yetiştirildiği yer olduğu düşünülen sitede, ölenlerin Tanrı'ya yakın olması için bir kilise ve hatta akıl hastaları için bir alan bulunuyordu. 

Bulunan cesetler arasında olduğu düşünülmese de uzmanlar, sitenin aynı zamanda İspanyol fethinden önce Güney Amerika'nın And bölgesini yöneten kabile olan son İnkaların mumyalarının kalıntılarını da gizlediğini düşünüyor.

Uzmanlara göre, yeni bulunan kemiklerin çoğu, birçoğu frengiden ve kafatasındaki şekil bozukluklarından ölen erkeklere aitti.

Lima Belediyesi’nin baş arkeologu Héctor Walde “Tarihsel olarak, hastaneye gelen hastalar koridorlarda bulunan ve yataklarından ayin dinleyebilecekleri yataklara yerleştirilirdi. Tedaviden sağ çıkamayan insanlar buraya gömüldü. Lima'daki ritüel ve dindarlık çok güçlüydü” diyerek, hastanedeki yaşama dair açıklama yaptı

Diğer taraftan, Real de San Andrés Hastanesi, İspanyol bir subay olan Viceroy Andres Hurtado de Wildoso tarafından kuruldu. Ana yapısı haç şeklinde tasarlanan binaya diğer bitişik yapılar arasında eczane, psikiyatri koğuşu,  bahçe ve mezarlık bulunuyordu.

Bölgedeki kazılar 20 yıl önce başladı ve mezarlığın kanıtlarının yanı sıra 19. yüzyıldan kalma bir çeşme, erken kolonyal bir çöp çukuru ve tonozlu bir yapının kalıntıları daha önce ortaya çıkarıldı. 

Ancak 42 ceset, ancak Lima şehir merkezindeki birkaç ay süren son kazılardan sonra keşfedildi.

HandeHande