GÜNCEL
Giriş Tarihi : 01-09-2021 14:03   Güncelleme : 01-09-2021 15:18

Mal Paylaşımı Davasını Avukat Murat Aydar Anlattı

Güzel bir yuva kurma düşüncesiyle bir araya gelen bireyler, evlilik birliğini her zaman aynı güzellikte devam ettirememektedir. Günümüzde artan boşanma davaları da bu gerçeği sayılarla gün yüzüne çıkarmaktadır.

Mal Paylaşımı Davasını Avukat Murat Aydar Anlattı

2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı ve 2002’den Sonra Evlenenlerde Mal Paylaşımı  altbaşlık

Güzel bir yuva kurma düşüncesiyle bir araya gelen bireyler, evlilik birliğini her zaman aynı güzellikte devam ettirememektedir. Günümüzde artan boşanma davaları da bu gerçeği sayılarla gün yüzüne çıkarmaktadır. Evlilik birliğini noktalamak isteyen çiftlerin evlilik süresince edindiği malların nasıl paylaşılacağını Avukat Murat Aydar anlattı. Malların paylaşımının nasıl olacağını tayin etmek için evvela kurulan evliliğin hangi mal rejimine tabi olduğu belirlenmelidir. Bu ve boşanmaya dair hususlar Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. 2002’den önce yasal mal rejimi olarak adlandırılan bu husus 2002’de yürürlüğe giren 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu ile artık edinilmiş mallara katılma rejimi olarak adlandırılmaktadır. 2002’den önce evlenen çiftler için ayrı sonrası için ayrı değerlendirilir. Avukat Murat Aydar, mal paylaşımı davasına ilişkin akılda yer alan tüm sorulara ayrıntılı cevap almak için başarılı bir boşanma avukatı ile görüşülmesinin şart olduğunun altını çizdi.. Zira mal paylaşımı oldukça kapsamlı ve karışık birçok konu başlığını içerisinde barındırmaktadır. 
2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı
Bir çift 2002’den önce evlendiyse bu tarihe kadar edinilen mallar mal ayrılığı rejimine tabi olmakta ve 2002’den sonra çift başka bir mal rejimi seçmemiş ise 2002’den sonra edindiği mallarda mallara katılma rejimine tabi olmaktadır. Bu nedenle denilebilir ki; 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş bireylerin edinilmiş malları iki mal rejimi göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir. 
2002’den Sonra Evlenenlerde Mal Paylaşımı 
2002 senesi sonrasında edinilmiş malların tasfiyesi Medeni Kanun’a göre mallara katılma rejimine dahil olmaktadır. Mallara katılma rejimi ise evlilik birliği süresince edinilen mallarda eşlerin yarı yarıya hak sahibi olduğunu ifade eder. Malların hangi bireyin üzerine kayıtlı olduğunun önemi yoktur. Mühim olan malların evlilik birliği süresince edinilmiş olması ve yasada öngörülen koşulları taşımasıdır. 
Katkı Payı Alacağı Nedir?
Mal ayrılı rejiminde kural; evlilik birliği devam ederken edinilmiş mal taraflardan hangisinin adına kayıtlıysa mal o bireyin olacaktır. Karşı tarafın mal üzerinde bir hak talep etme durumu yoktur. Fakat bir malın satın alınmasında karşı taraf katkıda bulunmuşsa, boşandıktan sonra söz konusu maldan istifade edemeyen eş diğer eşten bir alacak talep eder. Bu alacağa katkı payı alacağı denir. Katkı payı sadece karşı tarafın üzerine kayıtlı olan taşınmazlara veya taşınırlara değil aynı zamanda banka hesabı ve şirket hissesi gibi mal varlığını oluşturan her türlü maldan da talep edilebilir. 
Katkı Payı Alacağı Hesaplama
Katkı payının tespiti için katkı oranı hesaplanmalıdır. Katkı oranı ise; katkı değerinin, malın katkı zamanındaki değerine oranıdır. Bu oran hesaplandıktan sonra katkı payı tespit edilebilir. Malın dava zamanındaki değeri ile katkı oranının çarpımı katkı payını verecektir. 
Mal Paylaşımı Davasına Hangi Mallar Konu Edilebilir?
Edinilmiş mallara katılma rejimi söz konusu olduğunda taraflar nakdi olarak; katılma alacağı ve değer artış payı alacağı talep edebilir. Nakdi alacak talebinin yanında ayni taleplerde de bulunabilir. TMK 219 ışığında tarafların mal paylaşımı davasında konu edebileceği mallar:
Çalışma karşılığı olan edinimler,
Sosyal yardım veya sosyal güvenlik kurumlarının yaptığı ödemeler,
Çalışma gücündeki kayıp sebebiyle ödenen tazminatlar,
Şahsi malların gelirleri,
Edinilmiş malların ikame değerleri (yerine geçen değerler).
Mal paylaşım davalarında görevli mahkeme, Aile Mahkemesi’dir. Davanın açılması için süre aralığı ise Yargıtay kararlarına göre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde on yıl içinde dava açılmalıdır.